Metrolarda Yangın Güvenliği

Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç www.yangin.org

Metro, trafikten kurtulmak için semtler arasında yer altında düzenlenen çağdaş toplu taşıma sistemidir. Ilk defa 1863 yılında Londra’da buharla çalışan metro sistemi yapılmış ve yine ilk defa Londra’da 1890 yılında elektrikle işleyen sisteme çevrilmiştir. Daha sonraları 1900 de Paris, 1902 de Berlin ve 1935 de Moskova metroları hizmete girmiştir. Metrolar, günümüzde birçok büyük yerleşim merkezinin vazgeçilmez toplu taşıma aracı haline gelmiştir.
Son günlerde sürekli söz edilen ve şimdiye kadar yaşanan en büyük metro faciasının olduğu Bakü metrosu, 1967 yılında hizmete girmiştir. Son derece ucuz hizmet veren ve katarların geliş gidiş zamanlarında bir dakika bile aksama olmadan yolculara hizmet veren metroda, 28 Ekim 1995 günü saat 17.50’de meydana gelen yangında 302 kişinin ölümü ve 270 kişinin yaralanması herkesi acıya boğmuştur.
Vagonlar, Ulduz (Yıldız) istasyonu ile Nerimanov istasyonu arasında hızla ilerlerken meydana gelen olaydan sonra yüzlerce yolcu canlarını kurtarmak için kapılara koşunca büyük panik yaşanmıştır. Olay, metro vagonlarının Ulduz istasyonundan ayrılmasından 10 dakika sonra Nerimanov istasyonuna çok az bir mesafe kala meydana gelmiştir. Olayın meydana gelmesinden hemen sonra Ulduz istasyonu kondüktörü koşarak elektriği kesmiş ve elektriğin kesilmesi ile ençok iki dakika içinde Nerimanov istasyonuna ulaşacak olan vagonlar tünel içerisinde iki istasyon arasında kalmıştır.
Metrolarda yangın güvenlik önlemlerinin üç bölümde ele alınması gerekir. Bunlar; vagonlardaki yangın güvenliği önlemleri, tünel içinde yapılan söndürme ve duman tahliye sistemleri ile kurtarma ve söndürme ekiplerinin özellikleridir. Bu önlemlerin birbirine uygun olması ve birbirini tamamlaması gerekir. Öncelikle ele alınması gereken bölüm, vagonlardır. Vagonlarda yanıcı olmayan malzemeler kullanılması gerekir. Plastik esaslı malzemeler kesinlikle kullanılmamalıdır. Elektrik kablolarının yangına dirençli olması, iç bölümde koltukların yangına dirençli malzemeden yapılması ve kumaş kaplanmaması gerekir.
Böylece, vagonlar içinde bir yangının kendiliğinden başlayıp büyümesi önlendiği gibi herhangi bir sabotaj durumunda da yangın oluşması engellenmelidir. Şayet plastik malzeme ve kumaş kullanılmazsa ve elektrik kabloları yangına dirençli ise istense de yangın çıkarmak zorlaşır ve yangın kısa sürede genişlemez. Bunların yanında vagon içinde yangın algılama sistemi olması ve ihbarı alan makinistin istasyonların arasında durmayıp söndürme ve kurtarma çalışmalarının kolay yapılabilmesi için istasyona kadaar gitmesi gerekir. Ayrıca, yangın söndürme cihazlarının yanında otomatik söndürme sistemleri de olmalıdır. Tüneller yapılırken öncelikle ele alınması gerken duman tahliye sistemleri ve havalandırma sistemleridir. Herhangi bir noktada kalan vagonda oluşacak dumanın tünel içerisine yayılmaması ve dumanın çıktığı noktada tahliye edilmesi en önemli husustur. Tünelin belli noktalarında duman tahliye kapakları bulunmalıdır. Yeni yapılan tünellerde duman tahliyesi yanında bazı noktalardan yolcuların tahliyesi için de çıkış yolları planlanmaktadır.
Vagonlarda ve tünel içinde alınan güvenlik önlemlerinin yanında istasyon dışında söndürme ve kurtarma ekiplerinin yeterli araç-gereçle donatılması ve tünel yangınları için eğitilmesi gereklidir. Bu konuda karayolunda ve demiryolunda hareket edebilen araçlar geliştirilmiştir. Bu araçlar, istenilen bir noktadan demiryoluna girmekte ve lastik tekerleklerini kaldırararak raylar üzerine demir tekerlekleri indirip istenilen noktaya gidebilmektedir. Bu araç içinde çok sayıda teneffüs cihazı, kurtarma aletleri bulunmaktadır. Böylece, vagonlar tünel içinde iki istasyon arasında kalsa bile kısa sürede müdahale edilebilmektedir.
Bakü metrosunda çıkan yangının nedeni yetkililerce başlangıçta yüksek gerilim hattında meydana gelen kopma ile başladığı belirtilmiş, daha sonra vagonlar altındaki delikler görüldükten sonra sabotaj olduğu, daha sonra içeriye siyanür gazı verildiği ve daha sonra da ölümlerin sinir gazından olduğu iddia edilmiştir. Ölümlerin sinir gazından olduğu iddiası sağlık bakanlığınca yalanlanmış, fakat diğer iddialar konusunda ise kesin bir karara varılamamıştır. Bununla beraber, tesisatların eski olmasının teknik arızadan kaynaklanma olasılığını artırmaktadır. Nitekim, 31 Ekim 1995 günü Bakü metrosunun Karakereyev istasyonunda bir vagonda kıvılcımla başlayan yangın ikinci vagona da sıçramış, kısa sürede vagonlar alev içinde kalmış ve yolcular büyük panik yaşamıştır. Vagonlar istasyonda bulunduğundan kısa sürede söndürülmüş ve ikinci bir facia önlenmiştir.
Bakü metrosunda meydana gelen yangının çıkış sebebinden önemlisi, neden çok sayıda kişinin öldüğüdür. Yangının teknik arızadan çıkması veya sabotaj nedeniyle başlaması da önemli değildir. Metro gibi müdahale güçlüğü zor olan yerlerde sabotaj yapılabildiği gibi teknik arızanın olması da mümkündür.
Bakü metrosu yangınında, yangın çıkmasından sonra kontrol merkezinden yangının çıktığı haber alındığında ve katarların istasyonlar arasında kalmayarak bir sonraki istasyona kadar devam etmesi gerekirdi. Elektriğin kesilmesi ve vagonların iki istasyon arasında bırakılması büyük hatadır. Yetkililerce iki dakika içinde Nerimanov istasyonuna ulaşacağı belirtilen vagonların elektriğinin kesilmeden istasyona ulaşması sağlanması durumunda facia daha ucuz atlatılabilirdi. Eğer vagonlar içinde yanıcı malzeme kullanılmazsa, bir patlayıcı madde kullanılmadan yangın çıkarmak çok zordur. Çıksa bile yangından dolayı ölüm ve yaralanmalar fazla olmayacaktır. Plastik esaslı malzemeler kullanılması çok tehlikelidir. Plastik esaslı malzemeler yandığı zaman siyanür gazı çıkarır ve çoğu zaman yangındaki ölümlerin nedeni duman içerisindeki siyanür gazı ve karbonmonoksit zehirlenmesi iledir. Ölen kişilerde siyanür zehirlenmesinin olması plastik esaslı malzemelerin kullanıldığını göstermektedir.
Başka bir husus da tünel içinde duman tahliye sistemlerinin olmamasıdır. Yangın sonucu ortaya çıkan duman gazları dışarı atılmadığı için bütün katarları ve tüneli kaplamış, vagonlardan çıkan kişiler tünelde duman içerisinde kalmıştır. Yangın sonrasında Bakü itfaiyesinin yetersiz kaldığı ve saatlerce dışarıda beklediği görülmüştür. Ülkemizdeki itfaiyeler gibi çağdaş araçlara sahip olmadığı için müdahalede gecikilmiştir.
Sonuç olarak, Bakü metrosunda meydana gelen olayın sebebi sabotaj olsa da teknik arıza olsa da, faciaya dönüşmesinin nedeni önlemlerin yeterli olmamasıdır. Elektriğin kesilerek vagonların iki istasyon arasında kalması, vagonların plastik malzemelerin kullanıldığı eski tip vagonların olması, vagon içinde söndürme sistemlerinin yeterli olmaması, tünel içinde duman tahliye sistemi bulunmaması, söndürme ve kurtarma ekiplerinin yeterli olmaması olayın faciaya dönüşmesine neden olmuştur.